2010 ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVI

ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVININ DÜNÜ


Ülkemizde 1974 yılına kadar üniversiteler kendi öğrencilerini kendileri almaktaydılar.

1974 yılında sınavların tek merkezden yapılması kararı alınmıştır. O günden bu güne sınavlar merkezi olarak yapılmaktadır.

Bu tarihte Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi kurulmuş ve işlevini yerine getirmeye başlamıştır.


1974 ve 1975 tarihlerinde üniversite sınavları sabah ve öğlen olmak üzere iki oturumda, 1976- 1980 yılları arasında aynı günde tek oturumda uygulanmış, 1981 yılından itibaren ise iki basamaklı sınav haline getirilmiştir. İki basamaklı sınavın ilki ÖSS olarak Nisan ayında, ikincisi ise ÖYS olarak Haziran ayında uygulanmıştır.


1987 yılında ise adaylara, ÖYS'de testlerin hepsini değil girmek istediği bölüme göre gereken testleri çözme hakkı verilmiştir.

1999 yılında ÖYS kaldırılmış sadece ÖSS adıyla tek sınava düşürülmüş ve Haziran ayında uygulanmaya başlanmıştır. Aynı yıl Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) uygulamasıyla öğrencilerin lise alanlarına göre yükseköğretime geçmesi sağlanmıştır.

Bu sınav eski ÖSS gibi temel konulardan sorulan sorularla yapılmaya devam etmiştir.

Arada birçok küçük düzeltme yapılmıştır. En önemli değişiklik 2006 yılında yapılmıştır. Sınav iki bölümlü olarak uygulanmıştır.

Bu değişiklik sonucunda adaylar ortak alan ve alan testleri olarak iki bölümden oluşan testlere yanıt vermeye başlamışlardır.


BAZI ÜLKELERDEKİ ÜNİVERSİTE GİRİŞ SİSTEMLERİ


GÜNEY KORE


Güney Kore'de üniversiteye girmenin üç koşulu vardır. Birincisi bizde olduğu gibi lise başarısı, ikincisi "Soonoong" sınavıdır. Sınav merkezi bir sınavdır ve üniversiteye gitmek isteyen her öğrencinin girmesi şarttır. Bu aşamayı geçen öğrenciler üniversitelere başvurarak üniversitelerin belirlediği kategorilere göre sınava girerler. Burada beş bölüm vardır:


1.Anadil sınavı

2.Fen sınavı

3.Matematik sınavı

4.Sosyal bilimler sınavı,

5.Yabancı dil sınavı


Öğrenciler girmek istedikleri bölüme göre test seçerek puan elde ederler. Her üniversite kendi testini üretir ve uygular.


JAPONYA


Japonya'da da sistem buna benzerdir ve üniversiteye giriş sistemi sınavlar üzerine kurulmuştur. Öğrenciler Güney Kore'de ki sistem gibi önce merkezi sınava girerler oradan aldıkları sonuçlara göre üniversitelerin yaptıkları sınavlara katılırlar.

Bu sınavlar günlerce sürebilir. Öğrenci kazanmak istediği bölüme göre sınavlara katılır.



2010 ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVI


Yeni sistem 2010 yılından itibaren uygulanacaktır. Sistem şuanda 11. sınıfta öğrenim gören öğrencileri kapsamaktadır. İki aşamalı bir sistem olacaktır. 1. aşama Nisan ayının ik haftasında, 2. aşama Haziran'ın ikinci yarısında yapılacaktır.



YÜKSEK ÖĞRETİME GEÇİŞ SINAVI ( YGS )



Türkçe ( Dil ve Anlatım )       45 soru

Temel Matematik                 45 soru

Sosyal Bilimler                    45 soru

Fen Bilimler                         45 soru


Açık öğretim, meslek yüksek okulları ve özel yetenekle öğrenci alan bölümlere buradan alınacak  puanla girilecek. Bu sınavda belirlenecek baraj puanını geçenler,  Lisans Yerleştirme Sınavlarına girmeye hak kazanacak.

Bu bölümde, muhakeme gücü yüksek,  yorum becerisini ölçmeye dayalı ortak müfredattan oluşan sorular sorulacaktır. Sınav süresi tahminen 180 dakika olacak.

Öğrenciler bu bölümden aldıkları puanın bir kısmını ( Temel Matematik - Türkçe ) ikinci bölümde kullanacaklardır.



LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI ( LYS )


Matematik, Geometri Sınavı                                                          (LYS 1)

Fen Bilimleri (Fizik, Kimya, Biyoloji) Sınavı                                    (LYS 2)

Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya-1 Sınavı                                        (LYS 3)

Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya-2, Felsefe Grubu) Sınavı                (LYS 4)

Yabancı Dil Sınavı                                                                        (LYS 5)


olmak üzere beş alanda yapılacaktır. Öğrenciler girmek istedikleri yükseköğretim programına göre en az iki teste katılacaklardır.


Matematik-Fen (MF)

LYS-1  (Mat-Geo)

LYS-2  (Fen Bilimleri)


Türkçe-Matematik (TM)

LYS-1  (Mat-Geo)

LYS-3  (Edeb - Coğ 1)


Türkçe-Sosyal (TS)

LYS-3 (Edb.-Coğ 1)

LYS-4 (Sosyal Bilimler - Tar. Coğ 2  Fels. Gr.)


Yabancı Dil(YD)

LYS-5 (Yabancı Dil)



LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI ( LYS )  GENEL ÖZELLİKLERİ


Her testte yaklaşık 120-150 arası soru bulunacak ve yaklaşık 2,5 saat süre verilecektir.

Sorular mevcut ÖSS'nin ikinci bölümüne benzeyecektir. Öğrenciler girmek istedikleri yüksek öğretim programının puan türüne göre hangi oturuma katılacaklarına karar vereceklerdir.

Öğrencilerin lisedeki alanlarına göre mi yoksa farklı alanlarda mı sınava girebilecekleri daha sonra belirlenecektir.

Sınava katılacak öğrenciler girdikleri testlere göre farklı puanlar alacaklardır. Öğrencilerin her ders için ayrı puanı hesaplanacaktır.


Matematik puanı, Geometri puanı, Fizik puanı, Kimya puanı, Biyoloji puanı, Türk Dili Edebiyatı puanı, Coğrafya-1 puanı, Tarih puanı, Coğrafya-2 puanı, Felsefe grubu puanı,

Yabancı dil puanı.


MF-1 , MF-2 , MF-3 , TM-1 , TM-2 , TM-3 , TS-1 , TS-2 , TS-3 , YD-1 , YD-2 , YD-3


Eski sistemde SAY-2 puanı ile hem tıp fakülteslerine hem de mühendisliklere öğrenci yerleşirken derslerin etkisi de aynı orandaydı. Oysa yeni sistemde öğrenciler tıp fakülteleri için MF-3 kullanırken biyoloji daha etkili, mühendislik için MF-2 puanını kullanırken fizik daha etkili olacaktır.


Ortaöğretim başarı puanı hesaplanma yöntemi devam edecek ancak katkı oranı %5-%10 aralığına çekilecektir. ( Mevcut durumda etkisi % 21 ) Bu da AOBP'nin etkisinin azalması anlamına gelecektir.


Öğrenciler farklı alanlarda sınava hazırlanabileceklerdir. Öğrenciler MF puanı için matematik-geometri (LYS-1) ve fen bilimleri (LYS-2) testlerine girerken isterse TM puanı için ek olarak Türk dili edebiyatı (LYS-3) testine de girebilecektir.


Meslek liselerinde okuyan öğrenciler LYS' de istedikleri testten sınava girip tercih yapabileceklerdir.



ÖSYM BAŞKANININ YENİ AÇIKALAMALARI



Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS'ye bu yıl başvuran lise son sınıf düzeyindeki aday sayısının, 2007 yılına göre 164 bin 896 azaldığını, bunun ciddi bir azalma olduğunu belirterek, nedeninin araştırılması gerektiğini bildirdi.
Yarımağan, kızının mezun olduğu Gazi Anadolu Lisesinde, öğrencilere 2010 yılında uygulamaya girecek yeni üniversiteye giriş sistemini anlattı. Yarımağan, yıllarca veli olarak geldiği okulda bu kez konferans vermek üzere bulunduğunu söyledi.

Üniversiteye giriş sınavlarının 1950'li yılların sonunda başladığını, ilk dönemlerde üniversitelerin ayrı ayrı sınavlarla öğrenci aldıklarını ancak 1974'den itibaren ÖSYM'nin düzenlediği kaydeden Yarımağan, üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişikliklere değindi.
Bugünkü sistemin, 2006 yılından bu yana uygulandığını, 2010 yılından itibaren de iki aşamalı yeni bir sisteme geçileceğini anımsatan Yarımağan, halen uygulanmakta olan sistemin hem avantajları, hem dezavantajları bulunduğunu kaydetti. Yarımağan, gelecek yıldan itibaren iki aşamalı olarak düzenlenecek sınav sisteminin adayların düzeylerini ölçme ve üniversiteye yerleştirme açısından, bu yıldan farklılıkları olacağını ifade etti.


BİRÇOK ÜLKE TEST TÜRÜ SINAVLARDAN KAÇIYOR


Yeni sistemde ilk aşamanın adına Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ismini verdiklerini söyleyen Yarımağan, espriyle karışık "Yıllarca hep ÖSS dendi. ÖSS'den bıktık. ÖSS ile ilgili biliyorsunuz video klipler de var. Ben bunları tebessümle karşıladım ama bize söyledikleri yenilir yutulur değildi" diye konuştu.

Sınavın ilk aşamasının nisan ayının ilk haftasında, ikinci aşamasının da haziran ayının ikinci yarısında gerçekleştirileceğini kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada isteyen tüm adayların istedikleri oturuma katılabileceğini anlattı.
Sınavda alanlara göre belirlenecek ders gruplarından belirli sayılarda ve belli bir süre verilerek sorular yöneltileceğini, derslere göre soru sayılarının, bu yıla göre daha fazla olacağını ifade eden Yarımağan, alanlara göre alt puan türleri oluşturulacağını, bunun için üniversitelerden görüş aldıklarını belirtti.

Birkaç yıl sonra sınavda "açık uçlu" sorular da yöneltilmesinin planlandığını dile getiren Yarımağan, birçok ülkenin test usulü sınavlardan kaçtığını vurguladı.

Küçük yaşlardan itibaren test usulü sorularla karşılaşan öğrencilerin bazı yeteneklerinin gelişemediğine dikkati çeken Yarımağan, "Türkiye giderek daha çok test sınavları yapıyor. Biz kendi üzerimize düşeni yapıp test sorularının yanında açık uçlu soruların da sorulacağı bir ortama geçmek istiyoruz" dedi.

Açıköğretim ve bazı lisans programlarına sınavsız girilebilmesi gerektiğini ifade eden Yarımağan, Türkiye'de şu anda sadece meslek yüksekokullarına sınavsız girilebildiğine işaret etti.

Bu okullara meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarında geçebildiklerini kaydeden Yarımağan, "Fakat sınavsız geçişin eğitim üzerinde çok olumsuz etkilerinin olduğu görüldü. Yani bir nevi çok eleştirilen sınav, eğitimde başarıyı zorluyor. Öğrencileri çalışmaya, öğrenmeye zorlayan bir mekanizma olarak görev yapıyor. O yüzden ben bir taraftan bazı lisans programlarına sınavsız girilsin derken, zaten sınavsız girilsin denilen bazı programlar sınavlı hale getirilmeye çalışılıyor" diye konuştu.



ÖSS'YE BAŞVURULARDA ÖNEMLİ BİR DÜŞÜŞ VAR


Yarımağan, konuşmasında ÖSS'ye başvuran aday sayısına ilişkin de değerlendirmede bulundu. 2009-ÖSS'ye, 101 bin 224'ü sınavsız geçiş, 1 milyon 349 bin 782'si ÖSS olmak üzere toplam 1 milyon 451 bin 6 adayın başvurduğunu bildiren Yarımağan, ÖSS'ye başvuranlardan 567 bin 903'ün son sınıf düzeyinde olduğunu kaydetti.

ÖSS'ye bu yıl başvuran adaylarda 2007 yılına göre 325 bin, geçen yıla göre de 195 bin azalma yaşandığını ifade eden Yarımağan, son sınıf düzeyinde de başvuran aday sayısının 2007'de 732 bin 799 olduğunu belirtti. Yarımağan, geçen yıl bazıları dışında liselerden mezun verilmediğini anımsatarak, 2007 yılına göre bu yıl lise son sınıflardan başvuran aday sayısında 164 bin 896 azalma olduğuna işaret etti. Yarımağan, "Bu azalmanın nedenini bilmiyorum. Elimde Milli Eğitim Bakanlığının istatistikleri yok. Son sınıf öğrencileri mi azaldı, yoksa son sınıf öğrencilerinden sınava başvuran mı azaldı, onu araştırmak gerekiyor. Çünkü ciddi bir azalma var. Ben lise son sınıf öğrencilerinin 750-800 bin dolayında olduğunu biliyordum" dedi.

ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, 2009-YDS'ye da 32 bin 45 adayın başvurduğunu bildirdi.


KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YOK


Yarımağan'ın konuşmasının ardından öğrenciler, sistemde sürekli değişiklik yapılmasından yakınarak, sistemin neden aşamalı olarak sonraki yıllarda uygulamaya konulmadığına ilişkin sorular yöneltti.
Bunun üzerine Yarımağan, sınav sistemindeki yeni düzenlemelerin, "öğrencilerin ne çalışmalarında ne hazırlıklarında bir değişiklik yapmalarını gerektiren değişiklikler olmadığını" vurguladı. Yarımağan, "2009 yılında sınava girenlere hangi derslerden ne tür sorular soruyorsak, 2010 yılında sınava girenlere de aynı derslerden aynı tür sorular soracağız. Değişen bir şey yok. Sadece soruların sayısı fazla. Analitik Geometri'den 3 yerine 10 soru soracağız diye adaylar on kat fazla mı çalışacaklar? Bence hayır" dedi.
Sistemdeki değişikliklerin "köklü değişiklikler olmadığını" yineleyen Yarımağan, "Bu sadece sistemin ölçme, değerlendirme ve yerleştirme açısından daha sağlıklı olmasını sağlayan aşama. Yine aynı derslerden soru soracağız" diye konuştu.


SBS'DE STRES DAHA FAZLA


Milli Eğitim Bakanlığınca gerçekleştirilen Seviye Belirleme Sınavları'na (SBS) işaret eden Yarımağan, şunları kaydetti:
"SBS'de dört sene sınav yapıyor. Aday dört sene hazırlanacak. Biz sınavların hepsini, 12. sınıfın sonunda sınav yapıyoruz. Bir tanesinin 10. sınıfta, bir tanesinin 11. sınıfta yapılmasını savunanlar var. Ben buna karşıyım. 4 sene sınav yaparsanız bu, adayların bir yıl yaşadığı stresi 4 yıla yaymak olur. SBS için de aynı şeyi söyledim. Diyorlar ki 'dört sınav yaparsak bir sınavda başarılı olmayan öbüründe olur, telafi eder'. Hayır, telafi edemez. Bugün Gazi Anadolu Lisesine girebilmek için adayın SBS'de dört sınavın dördünde de başarılı olması lazım. Üçünde başarılı olup birinde başarısız olsun, buraya kesinlikle giremez. Dört sınavın dördü de aynı önemde. Biri diğerini telafi etmiyor. Bunun stresi dörde katlanıyor, dershaneye gidiyorsa dershaneye gittiği süre dörde katlanıyor. Her şey dörde katlanıyor.
SBS'yi yapıp, sonuçları öğrencinin eline verip, ona bir geri bildirim sağlasalar, o zaman dört değil sekiz kere yapsınlar. Ama dördünün sonucu toplanıp puan çıkıyor, onunla liseye giriyor. Biz sınavı bir yılın sonunda ve oturumları peş peşe yapıyoruz."
Yarımağan, ikinci aşama sınavlarının soru sayılarının ve sürelerinin henüz kesinleşmediğini belirtti.


MEB'İN İSTATİSTİKLERİ


Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığının istatistiklerine göre, Açıköğretim Lisesi dahil lise son sınıflarda 580 bin 432 erkek, 517 bin 530 kadın olmak üzere toplam 1 milyon 97 bin 962 öğrenci bulunuyor. İstatistiklerde, Açıköğretim Lisesi öğrencileri çıkarıldığında, diğer liselerin son sınıflarında toplam 589 bin 920 öğrenci olduğu görünüyor.